Sayı 37 · Kasım 2024/Şiir

Sisler Durağı

Seher Sağlam

1 Kasım 2024

-I-

uzun bir bekleyiş mi var

sisler durağında,

gün batımı renkleriyle

yanarken akşam?

ceberut ayazlara müptela

bir sokak dolusu çınar

efsanevi düşlerine

kanarken heybetli çam

pelesenk olmuş diline

“uzun, ince…” notalar

kalender bir yolcunun

çizerken turfanda rotalar…

dal budak salmış ayrılık

yükü yorgun şarkılar

soğukmuş meğer yalnızlık

kaldırım taşları kadar

yolun izbe yerinde

meskun mu muhayyel kavuşmak?

hazan yağmurlarıyla

sırılsıklam güz rengi her yaprak

derler ki şahittir gökçe sema

şehrin toprağına, taşına

adına gönülden doğma

şiirler yazılan gözyaşına?

-II-

hazin bir özleyiş mi var

sisler durağında,

laciverdî rüyalarına

uyanırken âmâ gece?

bir poyraza giriftar

kostak denizyıldızları

masal kuşu konarken

Kafdağı’na sessizce

gönlünde uçuk bir renk

her gelen ve gidenin

albenili koyların

unutulmaz kırağında

koca yürekli denizde

onca meçhulün sızısı

atıp dururken bir kalp

“narin” yüzlerde yankısı

doğar diye ansızın

ufukta mahmur sabahlar

masallar yazılmış uğruna

zaman ipliğinden yerince

maviş dalgalara tutkun

hülyalar arasından

kurtulur tutsak yıllar, suskun

ve naçar yarasından.

-III-

derin bir serzeniş mi var

sisler durağında,

tulu hatıralarını

yazarken körpe sabah?

bir boradan muzdarip

gök kubbe ve koca yer

küme küme bulutları

aşarken kavruk bir ah!

gözyaşını silerken semaviler

gamlı yağmurların

yükselir katman katman 

ağırbaşlı maviler

gülsün diye yıllardır

o pek endamlı sıla

uğruna nağmeler okunan

dört mevsim, her fasıla

vurup durur usulca

binler tik tak, zamandan

artar dehlize sızan,

içten bir nida: el’aman!

ve en güzel buluşma

yazgının burağında

sessizce çökerken toz duman

sisler durağında.